Ramazan / Şeker Farketmez, Bayramda Kilo Koruma Nasıl Olur?

Nerede o eski ramazanlar, eski bayramlar geyiği yapacağım baştan söyliyim…Aile büyükleri ile toplanılan, kapı kapı gezilen, gidilen kişilerin sonra sizin eve geldiği tatlı, geleneksel Ramazan bayramları…İnsan özlüyor aslında. Aile büyüklerini kaybettikçe kopmalar başlıyor önce. Sonra da hele ki bu bayramlar yaz aylarına geldiğinde, zaten yoğun koşturmalar içindeki bizler için en ufak ara, bayram ya da değil, tam bir tatil fırsatı oluyor. Denize gitsek, huzur bulsak, 2 gün dinlensek, fırsattan istifade bir yurtdışına gitsek gelsek gibi gibi..

Ben açıkçası bayramların bu hale gelmiş olmasından dolayı üzgünüm, napıyorsunuz derseniz yukarıda yazdıklarımı. Bu konuda üzerime sorumluluk alıyorum evet. Artık 33 yaşındayım ve gerçekten yorgun hissediyorum kendimi ve tatil yapacak fırsat yok malesef. Hem çalışayım hem de sürekli tatil yapayım kafası kuma gömüleli çok oldu. Üstelik toplamda 23 kilo verdim ve düzenli spor yapıyor olmama rağmen yaş almanın en önemli etkilerinden birisi de bu sanıyorum. Gerçekten hem fiziksel hem ruhsal dinlenmeye ihtiyacım var. Öyle hissedenler vardır sanıyorum, hadi beni yalnız bırakmayın lütfen :)

Neyse konumuza dönersek, kimimize göre eski bayramlar, kimilerimize ki en şanslılara göre de hala aynı güzellikteki bayramların tek sorunu: Yeme-içme ve dolayısıyla kilo almak.

Daha önceki yazılarımda değindiğim ilk dikkat edilmesi gereken nokta: Aile kumpası :) Çok güzel, uzun zamandır görüşmediğimiz akrabalar, dostlar hepimiz bir aradayız, muhabbetler gırla. Eski anılar, yeni olaylar anlat anlat dur. Bu arada dikkatten kaçan önümüze gelen tatlı tabaklarına kontrolsüz hücum. Sonra pişmanlık. Aman dikkat. Ne yediğinize dikkat edin, miktarınızı sınırlayın. Tabağa bakmadan elinize alıp keyifli muhabbettin kontrolsüzlüğü ile tıkınmayın lütfen.

Diğer bir gerçek ise, gidilecek, ziyaret edilecek her evde mutlaka en az bir çeşit tatlı ve yanında tabiki tatlıyı bastırması için z.yağlı sarma gibi tuzluların da yer alacağı.
Her evde tatlı yemek zorunda değilsiniz, tuzlu da. Hiç tabak almazsanız kimseye birşey olmaz, merak etmeyin. Günde 4 ev gezseniz, her evde 2 baklava yeseniz toplamda 8 baklava yapar bu da bardaklar dolusu küp şeker yemek gibi bir şey. İsteyen buyursun yesin tabi.

Bir de geleneksel bayram kutlamayanların tatil yemeği psikolojisi de var. Bu da dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta. Evet tatildeyiz çok güzel. Hava güzel, evet deniz acıktırıyor. Evet tatilde yemeyeceğiz de ne zaman yiyeceğiz değil mi? E biz hep yiyoruz. Yapmayın :) Haklısınız özellikle Ege’mde yemekler çok lezzetli, domates bile bir başka lezzetli ama tatile gidince kontrolsüz yememeye dikkat edin lütfen. (Not tatil yapılan yer benim için ege’dir malesef. O nedenle öyle dedim. Güneye indikçe hem hava hem deniz ısınıyor ben bayılıyorum da)

Özetle işte size ufak öneriler:

  • Mutlaka ara öğün yapın. En azından 1 bardak ayran olsun için.
  • Bana kalırsa glutenlü ürünler tüketmeyin ama illa yiyecekseniz ekmeğiniz tam buğday olsun, olmadı hadi çavdar.
  • Akşam geç saatte birşey yememeye dikkat edin. Yatma saatinizden en az 2 saat önce ağzını da midenizi de kapatın.
  • Tatlıların yanında veya gün içinde kolaya, diğer asitli içeceklere abanmayın. Yiyip yiyip soda içmeyin lütfen. Çay – kahve – süt en iyi seçimler.
  • İhtiyacınız kadar yemeğe özen gösterin.
  • Zaten hava da çok sıcak, en az 2,5-3 lt su tüketin. Dikkat, çay – kahve su değil. Hatta aksine vücudunuzdan su atar. Su için.
  • Ve yediklerinizin hijyenine dikkat edin. Mümkünse tavuk yemeyin özellikle yaz aylarında. Tavuktan zehirlenmek paha biçilemez ancak yaşayan bilir.

Şimdiden herkese iyi bayramlar!



Share this post

Instagram


Pinterest'te tatlidiyet.com adlı kullanıcının Düşük Kalorili panosunu takip edin.